Friday, March 22, 2013

Ezgi Başaran-Radikal gazetesi yazarı ve Radikal internet yönetmeni


Yurttaş Gazeteciliği programında ikinci haftanın ikinci eğitmeni, Radikal Gazetesi Yazarı ve Radikal İnternet Yönetmeni Ezgi Başaran oldu.

Ezgi Başaran konuşmasına Dünya’dan vatandaş gazeteciliğine dair şu örnekleri vererek başladı:
“Ian Tomlinson, 2009 yılında, G20 protestoları sırasında, polis şiddeti sebebiyle öldürüldü.47 yaşında bir gazete satıcısı olan vatandaşın neden öldüğünü Guardıan gazetesinden öğrendik. Peki, Guardıan nasıl öğrendi. O sırada oradan geçmekte olan New Yorklu bir bankacı bu olayın fotoğraflarını çekmişti ve Twitter adresinde bunları yayınladı. Guardıan muhabirleri de bunu fark ettiler ve bankacıyı arayıp başka fotoğraf olup olmadığını öğrendiler ve fotoğraflarla birlikte vatandaşın ölüm sebebi anlaşıldı. New Yorklu bankacı burada vatandaş gazetecisidir.”

Bir diğer vatandaş gazeteciliği örneği ise Jımmy Mubemga ölümünde:
“Jımmy Mubemga da yasadışı bir şekilde İngiltere’de bulunuyordu ve polis tarafından yakalandı. Yakalanmasının ardından elleri kelepçeli bir uçağa konulan Jımmy Mubemga polisin kendisine baskı yapması sonucu uçakta ölüyor. İngiliz gazeteciler ise sosyal medyayı kullanarak vatandaşlara şunu soruyorlar:’Brıtısh Aırways’ın Angola’ya inecek uçağındakilerle röportaj yapabilecek birileri var mı?’Bunun üzerine vatandaşlar olayın peşinden gitti ve bu ölümün nedeni de vatandaş gazetecileri sayesinde öğrenildi.”
Yaşanan bu olaylardan sonra yurttaş gazeteciliğinden para kazanmaya çalışan şirketlerin türediğini söyleyen Başaran işleyişi şöyle anlattı:
“Vatandaş, örneğin bir yerde bir şey görüyor ve bulunduğu yeri, gördüğü olayı, fotoğrafı, videoyu yüklüyor. Gazeteciler de bunu tarıyor. Vatandaşa ulaşıyor ve beraber haber yapıyorlar.”

Gazeteciler Olarak Bir Buhran Yaşıyoruz


Son dönemde çıkan gazetecilik kitaplarından birkaçının kötümser bir hava sergilediğini belirten Başaran, şunları söyledi:
“Biz aslında gazeteciler olarak bir buhran yaşıyoruz. Ama neyin krizini yaşıyoruz. Gazetecilik krizi mi, kâğıt krizi mi, yoksa dijital tehdit mi? Bu Dünya gazeteciler ve editörle forumunda son 4 yıldır tartışılıyor. Neyle karşı karşıyayız ve buradan nasıl çıkarız. Ben her zaman şunu söylüyorum. Bu gazeteciliğin krizi değil çünkü gazeteciliğin ilkeleri değişmez. İlkeleri sabit. Gazeteciliği bir blogda yapabilirsiniz, Facebookta yapabilirsiniz 3 tane Twitle yapabilirsiniz ama önemli olan ilkelerine uygun davranmak.”

Tirajlar ve Reklâm Gelirleri Düşmekte

Gazetecilikte önemli iki krizimiz var diyen Başaran şunları söyledi:
“Tirajlar ve reklâm gelirleri düşmekte. Örneğin, New York Tımes 2006’da 100 gazete satıyorsa 2015’e geldiğinde 60 tane satacak. 2006’da 100 lira kazanıyorsa 2015’te 48 lira kazanacak ve bu sürdürülebilir bir iş modeli değil. Bunu hiçbir gazete sürdüremez. Bugünün gazetecileri olarak arafta kaldık biz. Çünkü tirajlar düşüyor. Peki, düşüyorsa, kâğıt burada ciddi bir maliyet o zaman kâğıt gazeteleri kapatıp, dijital yayın yapalım. Bu çözüm değil. Çünkü kâğıttan kazandığımız ilan gelirleri, dijitalden kazandığımız ile ikame edilemiyor. Dijital reklâm gelirleri elbet yükseliyor ama asla kâğıttan kazandığımız gibi değil. Reklâm verenin de bizim de farklı yöntemler bulmamız gerekiyor.”

Sosyal Medyanın Tüm Araçları İş Ortağımız
Twitter’a ilk 2008 yılında girdiğini ve o zamanki yöneticilerinin oraları birer rakip olarak gördüğünü söyleyen Başaran, “Sosyal medyanın tüm araçları artık bizim iş ortağımız ve biz birlikte çalışcağız bundan sonra ve bizi o malum krizden kurtaracak tek şey, sosyal medya araçları” dedi.


Wikileaks olayını örnek veren Başaran, “Biz gazeteciler için kırılma noktası Wikileaksdır” dedi. Gazeteciler olarak kaynağın kendilerine gelmeyip başka bir yere gittiğini ve oradan Dünya’ya yayıldığını belirten Başaran şunları söyledi:

“Wikileaks’in ortağı katıldığımız bir forumda şöyle dedi. Peki, size niye gelmedi o telgraf hiç düşündünüz mü dedi. Çünkü siz güvenilmez ve ulaşılmazsınız dedi. İşte gazeteciler olarak ulaşılmazsınız kısmını sosyal medya ile bu şekilde aşacağız. Artık New York Tımes’a Washington Post’a ve Radikale birebir müdahale edebiliyorsunuz. Aynen benim imzan çıktığı gibi sizin de çıkıyor. Güvenilmezsiniz kısmına gelince, şunun anlaşılmasını çok istiyorum İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğü aynı şey değildir. İfade özgürlüğü, içerisinde hepinizi yalan söyleme hakkı var, yanlışı doğru gibi yansıtabilirsiniz. Ama ben bir gazeteciyim ve benim özgürlüğüm orada biter. Yanlışı doğru gibi yansıtamam. Basın özgürlüğü ifade özgürlüğü değildir. Basın kendi ilkeleri tarafından sınırlandırılmıştır. Her ne olursa olsun gelen bilgilerin gazetecinin filtresine ihtiyacı var. Bu haberleri sizle yaparız ama benim filtreleme ihtiyaç vardır.”
SeeClickFix adlı aplikasyon ile vatandaş gazeteciliğinin rahatça yapıldığını ifade eden Başaran, olayın nerede geçtiğini saatini ve bilgilerinizi belirterek, şehirde olmaması gereken bir durumdan medyayı haberdar edebileceğimizi söyledi.

Radikal Okuru Bambaşka


Radikal okurunun gazeteyi çok iyi sahiplendiğini belirten Başaran kendilerine açılan telefonlarla ve yapılan yorumlarla okur tarafından rahatça müdahale edildiğini söyledi.
Radikal olarak yaptıkları senden haber köşelerinden bahseden Başaran şunları söyledi:
“Senden Haberde, haberinizi giriyorsunuz, fotoğrafı ekliyorsunuz, çok sıkıntılı bir durum değilse bilgileri paylaşıyorsunuz. Bu haberler gazeteye de çıkabiliyor. Bir de canlı yazı işlerimiz var. Mantığı şu günün 2 saati yazı işleri toplantısı yapıyoruz. Biz bunları tartışırken okuyucular görüşlerini bildiriyorlar. Okuyucuya şunlar var sizce hangisi manşet olmalı diyoruz. Bu olay gazetecilik dersine dönemeye başladı. Okuyucumuza manşet attırmaya başladık.”

Başaran, Radikal Blogu şöyle anlattı:
“Radikal blog 8 Ekimde açıldı ve şu an 4bin yazarımız var günde 150 yazı geliyor. Köşe yazarı olarak bizleri sinirlendirmeye başladılar. Çünkü inanılmaz güzel yazıyorlar. Radikal Blog Bilgi adasına dönüştü. Kategorilerimizin zenginliği de dikkat çekiyor. Burası bir Radikal yeri ve bizler her yazıyı okuyoruz. Yazının yayınlanmama nedeni ise, düşük cümle, imla hatası, bağlaçların yazım hatası, hakaretler ve nefret söylemleri bunların bulunduğu yazılar geri gönderiliyor. Biz Radikal olarak okuyucu ile birlikte haber yapıyoruz, görevimiz de bu.”

İlknur SARGUT/Özge ÖZKUL

No comments:

Post a Comment

Buraya yorum yazın ki sizin de bir yorumunuz olsun